AYNI COĞRAFYADA FARKLI BİR KÜLTÜR KEŞFİ



Şam; dünyanın en eski başkentlerinden biri olmanın çok ötesinde bir mütevazilikle karşıladı bizi. Yeni Şam, Paris’i anımsatan meydanları, evleri, hatta mağazalarıyla ağırladı. Yine de; sanırım Eski Şam’da bir ailenin misafiri olmayı tercih ederdim. Gerçek insanların yaşadığı gerçek bir evde, farklı bir kültür keşfetmek için…
 
Akşam olup, yemek saati geldiğinde ironik bir şekilde Şam’ın modern giyimli, yüksek topuklu iş kadınlarıyla buluştuğumuz mekan yine Eski Şam oluveriyor. Gideceğimiz Old Damascus Restaurant et yemekleriyle meşhur otantik, pek çok kesimden insanı aynı noktada buluşturmayı başaran özel bir yer. Sadece Müslümanları değil, Hıristiyanları da kucaklayan avlusuyla insanı fazlasıyla etkileyen Emeviye Camisi’ne giden yol üzerinde, Arnavut kaldırımlarında kısa bir yürüyüşün ardından Selahaddin Eyyubi’nin adeta şehri koruyan, heybetiyle ve azametiyle büyüleyen heykeli çıkıyor karşımıza.
 
Buram buram Osmanlı kokan şehirde baharatların ayrı bir yeri olduğunu söylemek mümkün. Çarşı’ya girdiğinizde, birbirine karışmış pek çok kokunun uyumu başınızı döndürüyor. İnsanların da baharatlar kadar çeşitli olduğunu görmekse ayrı bir zevk. Her biri baharatların taşıdığı ayrı anlamları taşıyor ve bir araya geldiklerinde apayrı bir lezzet ortaya çıkıyor. Sıcak, mütevazi, naif ve kırılgan olduğu kadar baskın bir lezzet...
 
Yemekler sofraya gelmeye başladığında herkesin heyecanı daha da artıyor. Salata ve mezelerdeki keskin limon tadı zaman zaman alışkın olmayanların yüzünü buruştursa da yanında içilen geleneksel tatlı içecekler biraz olsun bu ekşi tadı bastırıyor. Ortadoğu ülkelerinin pek çoğunda olduğu gibi Suriye mutfağında da ana yemeğin temeli ete dayanıyor. Tabi; önden yediğiniz çeşit çeşit salata, meze ve ara sıcaklardan yemeğe yeriniz kalırsa…
 
Şam’daki restaurantlarda misafirperverlikten öte işini severek ve gerçekten iyi yapan garsonların çalıştığını görmek insanı yemek için daha da şevklendiriyor. Hepsi geleneksel kıyafetleriyle, yemek yerken aldığınız hazzı pekiştirmek için ellerinden geleni yapıyor. Ve karşınıza büyüleyici bir tabak geliyor, hem de her defasında sizi hayal kırıklığına uğratmayacak kadar göz kamaştıran bir sunuşla…
 
Yemeğin üstüne içilen mırranın acı tadı yenen şerbetli tatlıların ağızda bıraktığı tadı hafifletmeye yetmiyor. Yemek, adeta geleneksel bir ritüelmişçesine nargile keyfiyle devam ediyor. Nargile, Şam’da özellikle kadınların vazgeçilmezleri arasında. Öyle ki; bir gelini hazırlar gibi içime hazırlıyorlar nargileyi. Kor parçaları çekilen her nefeste biraz daha körüklenirken, aldıkları tat çıkardıkları yoğun dumanla yüzlerine yansıyor.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !